YouTube Video İzlenme Sayısını Arttırmak

YouTube’da videolarını paylaşmayan artık yok gibi. Hepimizin hayali paylaştığımız her videonun binlerce kişi tarafından izlenmesi sonrasında YouTube Fenomeni olmak. Fakat artık bu işler o kadar kolay değil.  YouTube konusunda sizlerle  tecrübelerimden edindiğim ufak ipuçlarını paylaşarak bu yolda nasıl ilerleyebileceğinizi anlatacağım.  Sizlerin kullandığı taktikleri de benimle paylaşırsanız isminiz ile yazımda yer verebilirim.

Öncelikle unutmayın YouTube başlı başına bir sosyal medya kanalıdır.  Kendi içerisinde bulunan  dinamikleri tamamen kendine hastır. Bu sebepten YouTube’un kuralları ile oynamanız  gerekli. Yazımızda faydalanabileceğiniz organik veya organik olmayan bir çok yöntemden bahsedeceğim. Aşağıda paylaştığım video da  deneme  amaçlı olacak ve kullandığım her adımı   ve sonuçları sizlerle paylaşacağım. Burada  bahsedilecek yöntemtemler fake değildir. Fake izlenme veya  kanal takipçisi de  satın almanızı tavsiye etmem. Uzun vadede  başınızı bu sahte yöntemler çok ağrıtır,   verdiğiniz emekler boşa gider.

1- Video başlığınız ilgi çekici ve kullanıcıyı izlemeye teşvik edici olsun. Sizin videonuzu kullanıcı neden izlemeli bu başlıkta anlatmalı.

Örneğin “Komik Kediler”  şeklinde bir başlık kullanmak yerine “2017 yılında Dünyanın En Komik Kedi Videoları” kullanmanız çok daha faydalı olacaktır.

2- Video açıklaması önemli,  burada  videonuzun içeriği ile ilgili   detaylı bilgiler vermeli, videonuz ile ilgili  anahtar cümleleri paylaşmalısınız  varsa video hikayenizi yazmalısınız. Unutmayın dünyanın arama motoru Google ve Google’dan alacağınız trafik  direk olarak izlenme sayınıza olumlu olarak yansır. Bu sebepten Google’ın seveceği gibi açıklamalar yazmak çok önemli.

Kedi örneği ile devam edelim, şöyle bir açıklama videonuzun daha fazla bulunmasına yardımcı olacaktır.

2017 yılında yayınlanmış komik kedi videolarını sizler için derledim, araya da kendi kedim pamuğun en komik anlarını eklemeyi ihmal etmedim. Özellikle  yavru kedilerin şaşkın ve komik halleri beni çok güldürdü. Dilerim sizler de   benim gibi bu komik kedilere çok  gülersiniz. Yorumlarınızı ve önerilerinizi  bekliyorum: Not: Video GoPro Hero 5 ile çekilmiştir 🙂

3- Videonuz için seçeceğiniz kapak görseli önemli. Özellikle  aramalarda bu kapak görseli kullanıcının karşısına çıkacağı için bu görsel video içeriğinizi çok iyi tanımlamalı ve  kullanıcıyı sizin videonuzu izlemeye teşvik etmelidir.

Örnek olarak kedi videosu konusundan devam ediyorum. Aşağıya YouTube’da komik kediler araması yaptıktan sonra karşıma çıkan sonuçlardan bir ekran görüntüsü ekliyorum.

youtube-izlenme-sayisi-arttirma

Video İzlenme Sayısı Arttırma

 

4- Yazdığınız video açıklaması ve başlığını farklı dillerde de yazabilirsiniz. Bu sayade sadece Türkçe bilenler değil  farklı dillerden  YouTube izleyicileri sizin videonuza ulaşabilirler.

5- Kullanıcıyı paylaşıma teşvik etmelisiniz. Bunu  muhteşem bir içerikle sağlayabileceğiniz gibi ufak hediyeler ile de başarmanız mümkündür. Örneğin o ay videonuzu paylaşanlar arasından bir kişiye ufak bir hediye gönderebilirsiniz. Bu hem  farklı kitlelere ulaşmanızı sağlayabileceği gibi YouTube kanalınızın abone  sayısını da  şaşırtıcı bir biçimde arttıracaktır.

6- Diğer sosyal medya kanallarını etkin olarak kullanmalı ve videolarınızı  bu kanallarda da  düzenli olarak paylaşmalısınız. Özellikle Google Plus’ın Communitylerinin  gücü etkileyici olabilir. Buralarda  biraz vakit geçirmenizi tavsiye ederim.  Benim oluşturduğum video topluluğuna dahil olabilirsiniz,  amacım özellikle kaliteli bir topluluk yaratıp yardımlaşarak muhteşem işler çıkartmak. Linki şöyle aşağı bırakıyorum.

https://plus.google.com/communities/109033886532823353801

Buna ek olarak videonuzun içeriğine uygun Facebook grupları kullanabilirsiniz. Diğer sosyal medya kanallarında göz önünde bulundurmanız gereken en önemli etken videonuzun içeriğinin paylaştığınız grup ve topluluğa hitap etmesidir. Bir futbol grubuna komik kedi videosu atmanız  pek faydalı olmayacaktır 🙂

7- Video  reklamlarını kullanmaktan çekinmeyin. Uygun maliyet ile videonuza  izlenme  sağlayabilirsiniz. Reklam kanalı ile sağladığınız ziyaretçi  farklı videolarınızı izleyebilir,  size  çok daha uygun maliyet sunabilir. Buna ek olarak izlenme sayınız arttıkça önerilen videolar ve YouTube arama sonuçlarında üst taraflarda çıkmaya başlarsınız ki bunun anlamı bir taş atıp üç kuş vurmaktır.

8- YouTube videolarınızın kısa versiyonlarını yapıp Facebook ve Instagram’da paylaşabilir açıklamada video linkinize yönlendirme yapıp ziyaretçi çekmeye çalışabilirsiniz. Özellikle Facebook’a  ekleyeceğiniz bu kısa videolar, Facebook tarafından, paylaştığınız YouTube linkinden çok daha fazla kişiye gösterilecektir. Dilerseniz Facebook öne çıkarma reklam seçeneği ile bu kısa versiyonu reklamlayabilir yine ücretli olarak izlenme sayınızı arttırabilirsiniz.

9-  Video içeriğiniz kadar,  kullanılan müzikler önemli oluyor. Giriş veya kapanışa güzel müzik seçimi ile hem videonuzun beğenisini arttırırsınız hem de videonuzun paylaşılmasına katkıda bulunursunuz.

10- Videonuz için bir kapanış hazırlamaya çalışın, ve bu kapanışta izleyiciyi yorum yapmaya, videonuzu paylaşmaya davet edin. Güzel bir dil ile yaptığınız bu ricalar sizlere yeni izleyici olarak dönecektir.

11- Yazdığınız bir blog veya web sayfanız varsa videonuzu tanıtan bir yazıyı buraya videonuzla beraber ekleyin.

 

Gördüğünüz gibi sizlerin temel olarak kullanabileceğiniz ipuçlarını yukarıda paylaştım.  Bu  yazı sürekli kendini güncelleyecek ve YouTube’un dinamizmine ayak uyduracaktır. Bu sebepten takipte kalın. Aynı zamanda sizlerle yayınladığım bir YouTube videosunu paylaşıyorum, şu anda izlenme sayısı 58. Kullandığım teknikleri ve sonuçlarını burada paylaşacağım bu sayede canlı olarak çalışmanın sonuçlarını görebileceksiniz. Son olarak yoruma YouTube videolarınızı ekleyebilirsiniz, hem izlerim hem de önerilerimi sizlerle paylaşabilirim.

 

 

Reklamlar

Paralı Otopark Terörü mü Vale Terörü mü?

Otopark Sorunu

Andrey Khrolenok / Shutterstock.com

Bildiğiniz üzere 9 Temmuz günü Ankara Rüzgarlı’da ücretli otoparkları protesto eden vatandaşlarımızdan biri silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti (http://www.milliyet.com.tr/ankara-da-otopark-protestosunda-gundem-2085559/ ). Bu üzücü olay neticesi 15 Temmuzdan itibaren Ankara’da yol kenarı ücretli otoparklar ücretsiz hale getirildi. Yol kenarı otoparkları anlamsızca yapılan bir yanlıştı ve bu yanlış zincirleme yanlışları doğuruyor. Birazdan soracağım soruların yanıtlarını kendimce bulamadım, aslında bu soruların göz önüne koyduğu sorunlar Türkiye’de girişimci olmanın neden zor olduğunu da ortaya koyuyor.

Gelelim yanıt aradığım sorulara

  • Halkın olan ve ücretsiz olan yol kenarları hiçbir yenilik ve yatırım yapmadan ücretli hale getirilebilir mi? Bu yapılanın otopark mafyasının yaptığından farkı nedir?
  • Yapılan yollar ve sokaklar için, kullandığınız araç için binlerce lira vergi ödüyorken birde park ettiğimiz alanlar için ücret ödenmesi ne kadar doğru?
  • Madem yol kenarı otoparkları ücretsiz olabilirdi neden bir vatandaşımızın hayatını kaybetmesi beklendi?
  • İhale ile alınmış (yanlışda olsa) bir ticari hak var ve bu hakkın işletmesi için yapılmış yatırımlar var (personel işe alma, şirket kurma vb.). Tek bir söz ile bu insanların sözleşmelerine yakmak hukuki mi? Bu insanların (otoparkçıların) da hakları yok mu, zararları karşılanacak mı?
  • Otoparkçıların gitmesi, Ankara’da otopark sorununu çözecek mi?
  • Otopark ve vale mafyası hatta tüm sokağı satın aldığını sanan dükkan sahiplerine karşı ne gibi önlemler alındı?
  • Otopark sorununu çözüp yaşam alanlarımıza değer katmak için kalıcı çözümler üretiliyor mu?

Gördüğünüz gibi sorunlar sorunları doğuruyor. Kesinlikle ücretli otopark alanlarını savunmuyorum ama hukuk olan bir ülkede bir kişinin bir lafı ile ticari bir faaliyet, ticari bir yatırım bir kalemde silinip atılamaz. Yukarda da bahsettiğim tüm girişimcilerin aslında başında olan dert aslında bu. Yani ülkeye güvenimiz yok düşünün yatırım yapıyorsunuz, yıllarca bu yatırım için emek harcıyorsunuz  ve bir sabah kalktığınız da işinizin kapatıldığını ve artık bu girişimi yapamayacağınızı öğreniyorsunuz. Belirttiğim gibi otoparkçıları savunmasam da bu insanların elinden çat diye bu hakların alınmasını hukuksuz buluyorum. Örnekler çoğaltılabilir Twitter için araçlar, yazılımlar geliştirirsiniz Twitter kapanır. Lihkabların  kapatılması, insanların emeklerinin yerle bir edilmesi ve çok kişinin ekmeğinin elinden alınması, Türkiye’deki hukuksuz uygulamalar bir başka örnek.

Bahçelievler’de bu akşam ufak bir yürüyüş yaptım. Güya yol kenarı ücretsiz bu sefer dükkanlar ve esnaf yol kenarlarını işgal etmiş kendilerine vale diyen otopark mafyasından yontma kişiler yolları parsellemişler. Kaldırımlara bile araç çekilmeye başlanmış. Anlayacağınız giden geleni aratacak gibi duruyor. Acaba hangimiz Bahçeli Tunalı gibi popüler yerlerde aracımızı park edip gözümüz arkada kalmadan birkaç saat gezebileceğiz. Sanırım bu pek mümkün gözükmüyor. Ha birde eski otoparkçılar mafya vari hareketlere de başlamışlar. Sondakika Haber sitesinin http://www.sondakika.com/haber/haber-otopark-mafyasi-ankara-da-vatandasalir-7512052/  adresinde verdiği habere göre yol kenarlarında kaos yaratılmaya başlanmış. Görüldüğü üzere çok basit gözüken ama yaşam kalitemizi ciddi bçimde etkileyen bu otopark sorunu kısa zamanda çözülecek gibi durmuyor.

Otopark sorununa çözüm önerilerim:

Evet gördüğünüz gibi sorun aşikar aslında çözümde çok kolay.

  • Otopark sorunu yaşanan merkezler tespit edilecek (Kızılay, Bahçeli, Tunalı, Ulus vb.)
  • Yoğun günlerde ne kadar araç park edildiği ve ne kadarlık alana ihtiyaç olduğu  bulunacak

Çankaya Eskrim ’in bulunduğu mahallem Bahçelievler üzerinden örnek verecek olursak buradaki yoğunluğun sebebi cafe, lokanta ve barlar’ın yoğun olması, Emek’te bulunan otogalerilerdir.

  • Yoğunluğu oluşturan ana nedeni bulduk üstte verilen örnek üzerinden gitmeye devam ediyorum. Belediye tarafından Bahçeli’de otopark yapılabilecek bir alan satın alınır. Bahçeli’de bulunan ve otoparka ihtiyacı olan tüm esnafa bu yeni yapılacak otoparka ortak olma şansı verilir. Otopark aktif olduğu andan itibaren vale ve parkçılığın yasaklanacağı, yasağı çiğneyen hem parkçı hemde buna göz yuman işyerlerine ciddi yaptırımlar uygulanacağı iletilir.
  • Bu yeni otopark aktif olunca vale sistemi verimli şekilde oturtulur. Tüm işletmeler sağa sola kaldırıma park eden valeleri bu otoparka park etmeye yönlendirirler ki otoparka yatırım yapmış olanlar ve düzenli üyelik alan işletmeler çok uygun fiyatlara yeni otoparkı kullanabilirler.
  • Kolluk kuvvetleri görevlerini yapar otopark mafyasıdır, valedir, işgalci esnaftır hiç birine göz açtırmazlar.

Belirttiğim gibi Bahçeli içim çözüm basit sadece koordine edecek ve yaptırımları uygulayacak bir güce ihtiyaç var. Onun dışında maddi güç emin olun çok hızlı biçimde kazanılır. Bahçelide 100 araçlık bir otopark 10 milyon tl’ye mal olur. 100 esnafın bu otoparka yüzer bin lira yatırım yapması yeterli olacaktır. En uzun 10 yılda yatırım geri dönüşü alınacaktır ama asıl esnafın bu işten kazancı otopark problemi olmayan bir semtte popülerliğin hızla artması ile  bu semtin adeta bir kurtarılmış bölge olması sayesinde müşteri miktarındaki muazzam artış olacaktır.

Twitter’da Takip Edeni Takip Eden Hesaplar

twitter-takipçi-kazan

Twitter’da takipçi sayısını arttırmak için kullanılan ilk yöntem ilgili profilleri takip etmek. Bu sayede kişinin ilgisini çekip kendi profilimizi takip etmesini bekliyoruz. Genelde diğer taraftan takip eden hesaplarda takip edeni takip  ederim mantığında oluyor. Çoğu kullanıcı bununla pek uğraşmayıp takipçi dahi satın alıyor. Anlayacağınız Twitter’da bulunan takipçi sayısı bir prestij halini almış durumda. O zaman buyrun size eşsiz bir hizmet takip edeni takip eden hesapların listesi. Bu listeyi takip edin amacınıza ulaşın ama unutmayın böyle bir profil yaratmak özellikle etkileşim ve geri dönüş açısından sizlere faydalı olmayacaktır. Karar sizin kolay yolu tercih etmek isteyenlere işe dev kaynak. Bu arada bu listede yer almak için hemen aşağıda bulunan form yardımı ile bana ulaşabilir ve hesabınızı ekletebilirsiniz. Bu sayede gereksiz bot hesapları biraz olsun engelleyebileceğim.

 

İşte o Twitter Hesapları :

1- https://twitter.com/OzanGrowth

2-https://twitter.com/Sebekovsli

3-https://twitter.com/yesilkaya706

 

Türkiye İkincisi Olmaya Sevinememek

egemen-kaya

15 Şubat 2015 Çankaya Eskrim’in tarihinde çok güzel bir tarih. Minikler Türkiye Eskrim Şampiyonası’nda flöre branşında iki sporcunuz madalya alıyor bir tanesi Türkiye İkinciliği ama siz buna sevinemiyorsunuz. Neden? Bugün 16 Şubat pazartesi saat 21:45 madalya alan iki sporcunuz yine madalya almayıp turlarda ilerleyen bir sporcunuz ve antrenörünüz henüz Ankara’da değil. Neden? Gelin bu nedenleri hep beraber göz atalım.

Müsabakaların yapıldığı ilimiz Kahramanmaraş, buraya kadar sorun yok. Ankara’ya uzak bir mesafe olsun problem değil. 13 Şubat Cuma günü Çankaya Eskrim Kahramanmaraş’a ulaşıyor ve oteline yerleşiyor. Tarih 14 Şubat eskrim aşkı ile ruhları yanan minikler ve 2 antrenör 1 velimiz ile yoklama saatinin hemen öncesi müsabakaların yapılacağı spor salonuna ulaşıyoruz. İşte eskrim hayatımda gördüğüm en berbat turnuva organizasyonu   o an büyük bir sürprizle başlıyor. O büyük sürpriz spor salonumuzun ısıtma sistemi yok. Salonda bulunan 3 seyyar mazotlu ısıtıcıya (ki biri arızalanacak ve sayısı 2 ye düşecek) değil İçimizde yanan eskrim aşkı ile soğuğa meydan okuyacağımızı düşünüyoruz. Yoklamamızı yaptırınca ikinci sürpriz bizi bekliyor. Katılımcı sayısı ilk gün 150 nin üzerinde ikinci gün ise 200 üzerine çıkıyor (net rakamları stresten hatırlayamıyorum güncellemesini yaparım). Hemen sahaya bakıyorum toplam 5 pist var ve işte eziyet o anda başlıyor. Isıtma sistemi olmayan bir salonda saatlerce süren bir mücadele başlıyor. İkinci gün eskrim apare sayımız 6 ya çıkmasına ve müsabakaların sabah 8 de başlamasına rağmen sporcularımızın müsabakalarının bitmesi ve salondan ayrılmaları akşam saat 21’i buluyor. Evet salona giriş saati Pazar günü saat 07:30 çıkış saati saat 21:00 ısıtma sistemi olmayan buz gibi bir salonda yüzlerce çocuk saatlerce beklediler. İnanın ağzımızdan buharlar çıktığını çoğu zaman gördük. Müsabakaların bu denli geç bitmesi nedeniyle aldığınız biletler yanar, gece Ankara’ya dönmek zorundasınız tüm şartları zorlarsınız ve şu anda saat 22:32 ve Çankaya Eskrim’in 4 ferdi hala yollarda 😦

Gelelim benim sorularıma

  • Neden ısıtma sistemi olmayan bir salona bir spor müsabakası verilir? Kahramanmaraş Gençlik Hizmetlerini bu spor salonunun ısıtma sisteminin olmadığını bilmemekte midir?
  • Neden perşembe günüden kafileler belli iken sadece 5 pist kurulmuştur?

Nedenlerini ben söyleyeyim spor kimsenin umurunda değil, yöneticilerimiz insana hizmet etmenin öneminden uzaklaşmışlar. Sporcular olduğu için biz varız eskrim var bunu unutmuşlar.

Kahramanmaraş’da müsabaka gözlemcisi ve teknik komitede bulunan arkadaşlarımız kendilerine verilen görevleri en iyi şekilde yaptılar. Müsabakaları düzenli ve zamanında bitirebilmek için her çözümü denediler. Sağ olsunlar Adıyaman ilinden ekstra apare takımı getirildi. Tüm hakemlere tüm antrenörlere tüm görevliler çok teşekkürler herkes elinden gelenin en iyisini yaptı ama olmadı. Olmamasının sebebi çok basit yöneticilerimiz problemlerden sorunlardan ders çıkarmıyor, sürekli günü kurtarmaya çalışıyorlar. Sonuç hüsran, daha öncede benzer aksaklıklar sürekli yaşandı ama eskrim camiasının sesine hep kulak tıkandı, hala da tıkanıyor. Bu problem yönetsel bir problemdir, ve yıllardır eskrim camiasında çözülememiştir (müsabaka gözlemcilerinin raporları incelenirse benzer sıkıntıların düzenli olarak yaşandığı  görülecektir). En az 50 çocuk eskrimi bırakacak yazık değil mi emeklere harcanan zamana.

Evet Türk sporcuları çok yetenekli, yurt dışından inanın sporcu devşirmeye ihtiyacımız yok. Öncelikle ihtiyacımız olan iyi yöneticiler, ama oda sanırım Türkiye’de pek bulunmuyor. Diyeceksiniz ki konuşmak kolay yapmak zor evet biliyorum daha üniversite öğrencisi ikin ODTÜ’de düzenlediğimiz turnuvayı (18-20 Şubat 2005) şu anda çok kişi hatırlamaz. O turnuvanın  teknik toplantıya kadar tüm organizasyonu tarafımızdan yapıldı. Bir eskrim turnuvası için ilk defa özel web sitesi hazırlandı. Tüm duyurular buradan takip edildi. Müsabaka sonuçları o zamanın şartları ile bile daha madalya töreni bile yapılmadan bu sayfalardan yayınlandı. Tüm müsabaka öncesi sonrası etkinlikleri yapıldı. Pistlerin taşınması (katılım sayısına uygun sayıda pist) ve kurulum işlemi pistlerin yerleşimi yine tarafımızdan yapıldı. Sporcuların hepsine ücretsiz su temini yapıldı. Evet biliyoruz müsabaka organizasyonu zor iş ama yöneticilerin görevi zaten zorlukları aşmak değil mi? On yıl önce başardıklarımıza bakıyorum ve şimdiki organizasyonlara bakıyorum ve sadece üzülüyorum. Umudum neredeyse tükendi ve bitti gönüllü olarak ne için çalışıyoruz ki soğuk salonlarda saatlerce mücadele etmek bitmeyen maçlar nedeniyle saatlerce hatta günlerce yollarda otellerde sürünmek. Tüm miniklerimizden ve velilerimizden bu kötü organizasyon için özür diliyorum ve boynumuz kıldan ince, ne söyleseniz haklısınız. Savunabileceğim hiç bir yanı yok.

Bu gerçekleri dile getirdiğimiz için camianın kötü çocuğu olacağımızın ve başımıza gelmedik iş kalmayacağının farkındayız ama yapacak bir şey yok, üstadın dediği gibi “Sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa”.

Ozan SARI

Türkiye İkincisi Çıkarmış bir kulüp emektarı ama bu başarıya sevinemiyor…

Eskrim Sisteme mi Takıldı?

hi-res-149851278_crop_north

Uzun zamandır Türkiye Eskrim Milli Takım Antrenörü   Valery Shturbabin basında çıkan bir röportajı üzerine birkaç şey yazmak istiyordum. Hürriyette çıkan Eskrim Sisteme Takıldı başlıklı haberde kendisinin açıklamalarını okuyabilirsiniz. Shturbabin diyor ki “Türk eskrimciler çok yetenekli tek problem Türkiyedeki eğitim sistemi”. Açıkçası talihsiz bir açıklama yapan Shturbabin Türkiye Eskrim Federasyonu’nun ve bizler gibi yürekten eskrimi yaygınlaştırmak için gecesini gündüzüne katan eskrim sevdalılarının emeklerine de balta vurmuş oldu. Bu eğitim sistemi çok uzun zaman düzelmeyeceğine göre, sorarım size çocuğu için Türkiye’de kaç kişi eğitim değil amatör bir sporu tercih eder? Sanırım neden eskrimi yaymak için çabalayan bizler için bu açıklama talihsiz oldu,  bu soru ile anlatabildim.  Sovyet ekolünden gelen Shturbabin için sporcular için özel eğitim programları olması normal olsada Türkiye’de bu hiç kolay bir şey değil. Sanırım bu sayede başarısızlık için bir kılıf hemen hazırlanmış ve şimdiden ortaya konulmuş.

Türk milli takımında görev alan Shturbabin gibi çok yetenekli bir antrenörün, spor ile uğraşı kahvehanede batak oynarken sadece spor konuşmak olan gençler ve amcaların aklına bile ilk gelen sporun problemi “eğitim sistemi”ni eskrim önündeki en önemli engel olarak tanımlaması açıkçası bende büyük bir hayal kırıklığı yarattı. Eminim kendisinin daha değerli tespitleri vardır ve bu tespitler Eskrim Federasyonumuzun düzeltebileceği eksiklerdir, bu vesile ile öncelikle Shturbabin’e başarılar diliyorum ve kendisini Türkiye’nin hakettiği eskrim başarılarına giden yolu açarken canı gönülden destekleyeceğimizi de belirtiyorum. Kısaca Shturbabin’in bu demecini eleştirdikten sonra bu vesileyle eskrimin problemlerinden birkaçını da ben yazayım.

Eskrimde uluslarası başarı elde etmenin yolu Türkiye’de bu sporu ciddi bir kitleye yaymaktan geçiyor. Ne kadar çok eskrimci ne kadar çok rekabet o kadar çok başarı anlamına geliyor. Bu denklemi bozan ülkeler genelde sosyalist rejimden gelen Romanya gibi ülkeler oluyor ama o kültür ve dünyaya bakış Türkiye’den çok farklı bu sebepten oraya hiç girmiyorum. Diyeceksiniz ki bu tespit de pek yeni değil evet haklısınız yeni değil ama ben hemen işin yeni tarafını   ortaya süreyim. 99 yılından beri eskrim haberlerini, tartışmalarını çok sıkı takip ederim. Herkes alt yapıya yatırım yapmaktan altyapıyı güçlendirmekten ve alt yapıda bulunan sporcu sayısını arttırmaktan bahseder. Büyüklerde hep üvey evlat muamelesi görür. Benim ortaya atacağım yenilik işe tersten başlamak lazım yani önce büyüklere sahip çıkalım, oradaki rekabeti üst düzeye çıkaralım hatta amatör olarak bu iş ile uğraşacak üst yaş grubu yaratalım. Bu neden bir gereklilik. Hemen şu anda büyükler kılıç klasmanına bakalım (ilk 32 lik kısmı aşağıda görebilirsiniz). Kılıç klasmanı seçmemin nedeni son yıllarda en çok yatırım yapılan branşların başında gelmesidir.

kilic-klasmani

Klasmanımızda toplam 45 kişi var.  Eskrim teknik talimatına göre 21 yaş ve üzeri (yani 94 doğumlu ve daha büyükler ) büyükler.  Yani sadece büyükler klasmanında yarışan sporcu sayımız 9 evet yanlış duymadınız sadece 9. Yani yıllarca miniklere, yıldızlara yatırım yapın sonra 21 yaşını geçince yıllarca çaba harcadığınız emek verdiğiniz bu değerler eskrimi bıraksınlar L. Görüldüğü gibi pek güzel bir tablo değil. Bir sporcu veya spor ile biraz yoğun uğraşan kişiler için motivasyon çok önemlidir. Motivasyonunuz yoksa bırakın sporda başarılı olmayı o spor ile uğraşmak sizlere bir işkence olarak gelir. Büyüklerde sporun bırakılmasını motivasyon eksikliğine bağlıyorum. Eskrim sporcularını motive eden en büyük faktörlerden bir tanesi eskrim müsabakalarıdır, öğrendiklerinizi uygulayabileceğiniz kendinizi gerçekleştirebileceğiniz en güzel ortam. Peki büyüklerde son bir yılda Türkiye’de kaç eskrim müsabakası yapıldı. Yine klasmana bakarsak son bir yılda sadece Türkiye Şampiyonası yapılmış (yine kılıç branşı, satellitelar milli sporcu düzeyinde uluslararası turnuvalardır). Müsabaka sayısının artması sporcu sayısının çoğalmasında etkili olan bir faktördür. Gelelim ikinci noktaya. Eskrim müsabakalarında ketegorizasyon sadece yaşa göre. Örnek vermek gerekirse 25 yaşında eskrim ile tanışmış bir kişi Eskrim Türkiye Şampiyonası’na katılabiliyor ve kendin çok rahat 15 yıl daha deneyimli sporcular ile yarışmak zorunda kalıyor. Sonuç genelde hezimet ve eskrim sporundan uzaklaşmak oluyor. Peki eskrim müsabakalarını seviyelendirsek. Örnek Eskrim A Klas Türkiye Şampiyonası, Eskrim B Klas Türkiye Şampiyonası gibi. Eskrim A Klas’da yarışabilmek için  bir önceki yıl B Klas’da ilk 12 de olmak lazım, yine her yıl A Klasın son 12 si B Klasa düşecek. Bu sayede B Klasda madalya dağıtılacak eskrimde henüz üst seviyeye ulaşmamış sporcular kendi içerisinde rekabete girecekler, ikincisi A Klas’da yarışamacıkalitesi artacak, sadece şampiyon olmak için A Klas’da kalabilmek içinde bir mücadele ortaya çıkacak. Diyebilirsiniz ki 25 yaşında eskrime başlayan insandan hayır mı gelir? O konuda bana güvenin, geç yaşta eskrime başlattığınız bu kişiler sizlere Avrupa’da madalya kazandıramayabilirler ama bu yolda size sponsorluk, iş ağı, bilinirlik sağlayabilirler ve unutmayın o kişilerde bir gün anne veya baba olacaklar.

Yukarıda anlattıklarımı kısaca özetleyip bu yazımı sonlandırmak istiyorum. Kısaca eskrimde başarı bu sporu ciddi bir kitleye yaptırmaktan geçiyor, fakat bizler kişi sayısını arttırırken bu kişileri elde tutmaya özen göstermiyoruz. Akıttığımız terler çoğu zaman boşa gidiyor. Bu konuya hızlıca iki çözüm önerim müsabaka sayısının özde arttırılması ve bu müsabakaların seviyelendirilmesidir. Bir gün herkesin eskrim sporunu bildiği ve başarılarımızı alkışladığı bir Türkiye hayaliyle…

Akıllı Web İçerikleri Yaratmak

Günümüzde internet her iş kolu için mutlak yer alınması gereken bir dünya. Yarattığınız web sayfalarının internet dünyasında ayakta kalabilmesi için gerçekten insanlar için yararlı olması gerekmekte. Bunun yolu da kullanıcılar için yararlı içerikler yaratmak. Peki her içerik her kullanıcıya hitap ediyor mu? Gelin yaptığınız pazarlama ve tanıtım çalışmalarını akıllı içerikler kullanarak nasıl daha etkin ve verimli  hale getirebilirsiniz bir göz atalım.

Web sayfaları için akıllı içerikten kastımız ne? Yarattığınız web sayfası ne kadar niş bir alana hitap etsede mutlaka ziyaretçilerinizin profilleri faklı olacaktır. Örnek vermek gerekirse hitap ettiğiniz kitle yaş ,  cinsiyet, eğitim,  olarak farklı profillere ayrılacaktır. Üzerinde çalıştığım projelerden ankaradanskursu.net in üzerinde  akıllı içerik kavramını açıklayayım. Ankaradanskursu.net sitesi  Ankara’da bulunan tüm dans kurslarına ve dans etkinliklerine ulaşabileceğiniz bir proje olarak ortaya çıktı. Kullanıcıları 18-45 yaş arasında dans ve sosyal etkinlik kursları arayan insanlardan oluşuyor.

Peki bu internet sitemizin profilini farklı parçalara ayırarak daha net olarak bakalım.

1-      Yaş profili 18-25, 25-35 ve 35 üzeri

2-      Cinsiyet profili erkek – kadın

3-      Dans kursu arama sebebi, spor veya sosyal aktivite

4-      Dans kursu aradığı semt

5-      Aradığı dans branşı

Kısaca bu bölümlemeyi nasıl kullanabiliriz.

Öncelikle kullanıcınızın yukarıdaki bahsettiğim bilgilerini önceden bulabilmek gerekli, bu kısmı bir sonraki paragrafta anlatacağım. Web sitenize gelen kişinin cinsiyetini biliyorsunuz, örneğin erkek bir kullanıcı sitenizi ziyaret etti bu kullanıcının Oryantal Dans Kursu ile web sayfası içeriklerinizi ve  menülerinizi görmesinin bir anlamı olmayacağı gibi , web sayfası kullanıcılarınıza alakasız içerikleri de göstermek uzun vadede bu kullanıcıları kaybetmek yani web sitenizi tekrar kullanmaması anlamına gelmekte. Bunun anlamı yaratacağınız sayfalara akıllı kodlar ekleyerek bu sayfaları, bu menüleri bu kullanıcılara gösterme diyebilmek gerekiyor. Yani yaratacağınız her içerik olabildiğince kullanıcıya özel olmalı.

Kullanıcılarınıza özel içerik yaratabilmek için kullanıcılarınız hakkında biraz bilgi sahibi olmalısınız. Genelde çok büyük üyelik potansiyeli olan bir site yönetmiyorsanız etrafta bulunan bilgi kırıntılarını kullanarak kullanıcılar hakkında değerli bilgiler elde edebilirsiniz. Ben genelde sosyal medya (facebook) araçlarını kullanarak , kendimce akıllı içerikler yaratmaya çalışıyorum. Facebook fan sayfalarımızda yaptığımız paylaşımları yukarıda belirttiğim profil kriterlerine göre yapıyor , her profil için farklı bir web sayfasına yönlendirme yapıyorum. Hemen örnekliyorum, facebookta yaptığım paylaşım 18-30 yaş arası, yaşadığı şehir Ankara ve sadece kadınlar için oluyor. Bu profilden oryantal dans kursu sayfaları gösteriliyor bu sayede bu içeriği sadece ilgili olma ihtimali en yüksek profille paylaşmış oluyorum. Yarattığım kurs sayfası ile ilgili kişilerin detay bilgilerini form yardımı ile alıyor sonrasında benzer profillerde içeriğim olduğunda bu kişilere farklı kanallardan ulaşıyorum.

Kısaca özetlemek gerekirse yukarda da belirtiğim gibi akıllı içerik kullanıcıya özellikle ilgilendiği içeriği gösterebilmek anlamına geliyor. Akıllı içerik tekniklerini kullanmak özellikle yaptığınız çalışmanın geri dönüş oranının yüksek olması , kullanıcılarınızın ihtiyaç anında yine web sitenize dönmesi için gereklidir. Ufak ip uçları ve manyığını paylaştığım akıllı içerik tekniklerini geliştirerek sizlerin de denemesini öneririm. Uzun vadeli sonuçları gerçekten sizleri şaşırtabilir. Özellikle sizlerin başarı hikayelerini de dinlemek isteriz, lütfen gönderin yayınlayalım.

Bachata

Dansa uzun süredir meraklı bir insanım, geçmişte de eşli dansların hayranı olarak güzel bir seyircisiydim, özellikle ilgim ise Çankaya Eskrim Spor Kulübü kuruluşundan sonra ortaya çıktı. Çalıştığımız salonun geçmişte dans stüdyosu olması nedeniyle sürekli dans konusunda bilgi almak isteyen insanlarla tanıştık, bu vesile ile Çankaya Eskrim’e dans branşı da ekleme fikri gündeme geldi, ilerleyen günlerde bu fikirle ilgili çalışmaları da sizlerle paylaşacağım. Daha sonraki günlerde velilerimizin de isteği ile kulüp üyeleri için dans çalışmalarına başladık. Özellikle dans eğitmeni arkadaşlarımızın gönüllü ve kulübün özverili çalışmaları ile sosyal sorumluluk amacı taşıyan dans çalışmalarına başladık. Böylelikle yazımızın ana konusu olan Bachata isimli dans ile tanışma fırsatım oldu.

Özellikle değerli dostum Volkan Karaman’ın bu dansı çok sevmesi ile Maestro adını verdiğimiz Çesk salonlarında Bachata rüzgarı esmeye başladı. Öncelikle sadece izleyici olarak dışardan gözlem yaparak başlasam da müzikleri ile beni kendine aşık edip zerafeti ile kalbimi kazanmıştır.  Biraz teknik olarak tanımlarsak bachata aslında Dominik Cumhuriyeti’nde doğmuş 4 ritimli romantik bir dans ve müzik türü. Adımları sağ sol ve ileri geri olabiliyor, her üç adımın sonunda bir tap (Ayağınızı tam basmadan ayak ucunuzu yere koyuyorsunuz) ile biten tekrarlardan oluşuyor. Dominik, modern ve geleneksel gibi sitillerden oluşuyor. Özellikle yakın bir dans olarak bilinse de uzak tutuşu da mevcut (Biz buna kendi aramızda Ankara Bachata’sı diyoruz 🙂 ). Partnerinizle uyum sağladığınızda gerçekten etkileyici bir görselliğe sahip oluyor ve insanların hayranlıkla sizi seyretmesine neden oluyor.

Peki benim gibi dans konusunda yeteneksiz bir insan, bir izleyici olmaktan çıkıp nasıl bachata öğrenmeye karar verdi. Yukarda da belirttiğim gibi müzikleri çok güzel ve anlaşılır, çok hızlı bir dans değil işte bu sebepler Bachata müzikleri ile dans edebileceğimi düşündürdü. Ön yargılarımdan kurtulup Bachata öğrenmeye karar verdim, çok zorlanmadan belli temellere sadık kalarak rahatlıkla öğrenebiliyorsunuz. Belli bir süreçten sonrada rahatlıkla dans edebiliyorsunuz. Önemli olan partnerinizle olan uyumu sağlamak bu biraz müziği dinleyebilmek müziğe göre dans edebilmek ile oluyor ama asıl nokta bir erkek olarak size eşlik eden partnerinize dans için uygun komutları zamanında vermek. Bunları öğrendiğiniz an işi çözüyorsunuz.

Bachata dışardan görüldüğü gibi çok erotik bir dans olarak gelebiliyor fakat bu algı dans etmeye başladığınızda çok değişiyor. Karşınızdaki kadını meta olarak gören bir zihniyette olmadığınız sürece, Bachata aslında dans da size eşlik eden bir insan ile yaptığınız ortak bir paylaşım ve uyum (bu bütün eşli danslarda geçerli). Bir biriniz ile olan uyumu geliştirip ortaya sanatsal bir değer koyabiliyorsunuz ve saygı duymayı, karşı cinsi anlamayı, duygularını öğrenmeyi öğretiyor. Bunun dışında biraz önce bahsettiğim zihniyete sahipseniz değil dans öğrenmek dans kulübünün/kursunun önünden dahi geçmeyin. Unutmayın karşınızdaki ortak bir şey yarattığınız bir insan.

Güzel ve estetik bir dans olan Bachata hakkındaki görüşlerim bu şekilde. İnanıyorum ki benim bile az çok öğrenebildiğim bu dans ile tanışan herkes çok sevecek. Olurda öğrenmek isterseniz kişisel tavsiyelerimi almak için bana ulaşmanız yeterli. Ankara içinde Bachata dersi alabileceğiniz dans kursu ve kulüplerini listelediğim bir çalışmamda www.ankaradanskursu.net adresinde mevcut oraya da göz atabilirsiniz.
Bachata

 

Genç Girişimcilere Tavsiyeler

GirişimciGenç Girişimcilere Tavsiyeler

Yaklaşık üç yıl önce çoğu insanın cesaret edemeyeceği bir girişimde bulunarak Türkiye’de tamamen bilinmeyen bir spor olan eskrim üzerine bir spor kulübü kurarak hem eskrimi tanıtmak hemde milli sporcu yetiştirmek için Ankara’da bir girişimde bulundum.
Spor kulübümüzün amacı para kazanmak olmasada ayakta kalabilmesi için modern yönetim tekniklerinin kullanılması gerekti. Büyük bir başarı gibi gözükmesede , turnuvalarda sporcularımızın sürekli dereceye girmesi, üç yıldır ayakta kalmamız ve yarattığımız Çankaya Eskrim ailesi çok ciddi bir kazanımdır. Çankaya Eskrim’i yaratırken yaşadığım sıkıntıları değerli girişimci arkadaşlarla paylaşmak isterim ki yaptığım hataları onlarda tekrarlamasınlar , gül bahçeleri daha az dikenli olsun.

Daha kolay anlaşılacağını düşünerek tavsiyelerimi madde madde yazmayı tercih ediyorum.

1- Bir iş kurarken ve yeni bir girişimde bulunurken maliyet hesaplarınızı düzgün yapın.Sabit giderler genelde atlanmıyor fakat değişken giderler çok gerçekçi hesaplanamıyor. Örneğin biz kış aylarında doğal gaz masrafını doğru tahmin etmemize karşın elektrik maliyetinin yine ısınma giderleri nedeniyle artacağını atlayıp ilk yıldan hesapta olmayan bir elektrik gideri ile karşı karşıya kaldık.
2- İster teknolojik bir girişimde bulunun ister lokanta işletin ister spor tesisi açın, pazarlama çok önemlidir pazarlamaya mutlaka kaynak ayırın. Arka sokakta olan komşunuz sizin ne yaptığınızı, hangi hizmeti verdiğinizi ne sattığınızı bilmiyorsa şehrin diğer ucundaki insanlara ulaşmanız bir okadar zor ve maliyetli olacaktır.
3- Satmak istediğiniz ürünün tahmini satış rakamlarını gerçekçi hesaplayın, hayallere dalmayın.
4- Ürününüz için farklılıklar bulmaya çalışın. Örneğin dönermi satacaksın. Öncelikle kendine şu soruyu sor, insanlar niye benim dönerimi tercih etmeli, Hosta’dan farkım ne?Daha mı lezzetlisin, mekanın daha mı işlek bir yerde, özel bir sos mu kullanıyorsun?Unutma daha ucuza satacağım yanıtı seni başarıya ulaştırmayacaktır.
5- Ne yaparsan yap kendinden ve ailenden başkasına güvenme. Unutma en zor anlarında, etrafını saran kuru kalabalık bir anda dağılıverecektir, etrafın bomboş ve sorunların içinde sen yapayalnız kalacaksın. Aksi olurda bir kaç dostun yanında olursa ne mutlu sana o dostların kıymetini bir ve onlara sıkı sıkı sarıl. Böyle dostlar bu ülkede kolay kolay bulunmaz o yüzden çok şanslısın.
6- Moralini asla bozma bir an gelecek tüm dünya sana karşıymış hissine kapılacaksın, işte o zaman enerjini topla ve tüm dünyaya meydan okumaya hazır ol.
7- Girişimin her ne olursa olsun insanların hepsini tatmin edemezsin, mutlaka ürününü hizmetini fikrini beğenmeyenler olacaktır buna alış. Mutlu ettiklerine memnun ettiklerine odaklan bardağın dolu tarafına bak, ha bu arada şikayetler değerlidir onlara da rasyonel bir gözle bakmayı öğren unutma müşteri her zaman haklıdır.
8- Sen başarıya doğru ilerlerken sana sürekli çelme takmaya çalışanlar, sana düşman olacak olanlar vardır. Bunlara hazırlıklı ol, inançlı ol ve hedefinden sapma.
9-Ekip çok önemlidir, ilk başta yalnız yola çıksanda mutlaka ekibini oluştur, başarıya giden yol takım oyunundan geçer.
10- Çalışmayı sevmiyorsan hiç bu işlere bulaşma, gerektiğinde günde 18-19 saat çalışman gerekecektir. Bunu göze al, hedeflerinden asla şaşma.
11- Başarı hikayelerine değil başarısızlıklara odaklan. Unutma hayatta bir başarılı girişime karşılık bin tane başarısız girişim vardır.
12- Denemekten asla vazgeçme gerçekten kaybedenler pes edenlerdir.

Bu günlük tavsiyelerim bu kadar. Yakında bol bol sizler ile bu konularda fikirlerimi paylaşacağım. Sizde yaşadıklarınızı bizlerle payşabilirsiniz. Seve seve sizin hikayelerinizi de buradan paylaşırız.

Baner Test

/**/

//n120adserv.com/js/show_ads_supp.js?pubId=15

Eskrim Malzemesi Ankara

eskrim-malzeme

Ankara, eskrim sporuna başlamak için en ideal şehirlerden birisidir. Son zamanlarda spora yapılan yatırımlar ile daha da gelişen şehrin başta Çankaya olmak üzere birçok ilçesinde eskrim çalışmaları yoğunlukla yapılmakta ve desteklenmektedir. Sanat yönü ağır basan bu spor türüne başlayanlar kendilerini geliştirmek için çaba göstermektedirler. Çeşitli ilçelerde bulunan ve her geçen gün sayısı artan spor kulüpleri sayesinde eskrim gittikçe yaygınlaşmaktadır. Eskrim sporunun yaygınlaşması, bu spor için gerekli olan malzemelere olan ihtiyacı da arttırmaktadır. Sıfır ve ikinci el seçeneği olan eskrim malzemelerine ulaşmak ve almak artık daha da kolay hale gelmektedir. Online ve spor mağazalarından rahatlıkla eskrim malzemeleri temin edilebilmektedir. Çankaya ilçesinde eskrim sporuna kendini adamış ve eskrimin yaygınlaşması için Çankaya Eskrim Kulübü’nün kurucularından Ali Dağdevirentürk, hem sporun adının duyulmasında hem de spor malzemelerinin temin edilebilmesi konusunda çalışmalar yapmaktadır Çankaya Eskrim Kulübü olarak ikinci el eskrim malzemeleri için bir proje oluşturuldu. Bu proje ile ikinci el eskrim malzemesi satanların ve alanların buluşturulması amaçlandı. Bu sayede malzeme temin etme konusunda sıkıntı yaşayanların sorunlarının çözüme kavuşturulması konusunda büyük bir adım atıldı. Çankaya Eskrim ve Ankara’da bulunan ve eskrim malzemesi temin edebileceğiniz yerler hakkında bilgi ve verelim.

eskrim-malzemesi-ankarada

Çankaya Eskrim Kulübü

Tel: 05333152298

Mail:  eskrimturkiye@gmail.com

cankayaeskrim.com

eskrimkursu.net  ve http://eskrim.co adresinden de eskrim ile ilgili her türlü bilgiye ulaşabilirsiniz.

Sportif Market

Tel: 03123870880

Adres: Atatürk Bulvarı Ulus İşhanı E-Blok Kat:3 No:321 TR 06050 Ulus – Altındağ / ANKARA

http://www.sportifmarket.com/

Akspor Merkez Mağaza

Tel: (0312) 311 73 93 – (0312) 311 73 03)

Adres: Ulus İşhanı E Blok Kat 3 No: 321 Ulus/Ankara

akspor.com.tr

Canlı SEO Deneyi

Bildiğiniz üzere SEO yani arama motoru optimizasyonu üzerine çalışmalarımı yoğun biçimde sürdürmekteyim. SEO öğrenirken en büyük sıkıntım konuların çok havada kalması, sürekli teori üzerine çalışmaktı. Yani öğrenme sürecinde adım adım teorinin pratiğe dökülmüş halini göremiyordum buda SEO öğrenirken sürecin benim açımdan uzamasını  neden oldu. Bu sebepten ötürü  Netvent’te   başladığım deneysel bir çalışmada SEO teorisini pratiğe dökmeye ve bunu her hafta yazacağım yazılarla sizlerle paylaşmak istedim.

Kısaca Canlı SEO çalışmamı özetlemek gerekirse eskrim.co web sitesini eskrim anahtar kelimesinde ilk 10-20 sonuç arasına 6 ayda sokmaya çalışacağım. Bu süreçte yaptığım çalışmaları da adım adım yayınlayacağım. Bu çalışmanın özellikle SEO’ya yeni başlayanlar için çok faydalı olacağına inanıyorum. Önce iç SEO çalışmaları ile site içi teknik eksikleri gidermeye başladım. 2 haftalık süreçte sitemap gibi, meta title ve meta discriptionlar gibi bir çok eksiği giderdik. Artık yavaş yavaş dışarıdan link edinme çalışmalarına başlayarak sitemin eskrim konusu üzerine güçlenmesi ve otorite olması yolunda adım atmaya başlayacağım. Böyle adım adım eskrim ve eskrim ile ilgili diğer anahtar kelimelerimde yükselişi canlı olarak gözlemleyebileceğiz. Konuyla ilgili Canlı SEO yazıma  mutlaka göz atmanızı ve okumanızı tavsiye ederim. Özellikle SEO öğrenme sürecinde takıldığınız her noktada sorularınızı bekliyoruz.

SEO çalışmam sırasında kullandığım araçları da listeleyerek bu yazımı noktalandırmak istiyorum. Anahtar kelimelerin takibi için semalt.com , SEO görünürlüğü için searchmetrics.com , domain değerlerimi ölçümlemek için majestic.com ve moz.com ‘un araçlarını kullanmaktayım. Bu araçların hepsi paralı araçlar olsada emin olun ücretsiz üyelikle verdikleri kullanımlar bile sizlere çok çok yetecektir. İlerleyen süreçte linkresearchtools ‘u da bu listeye ekleyeceğiz. Belirtiğim gibi gün ve gün takip için twitterdan beni ve #canlıSEO hashtagını takip edebilirsiniz.

Yeni Eskrim Federasyonundan Beklentilerimiz

Bilindiği üzere Türkiye Eskrim Federasyonu ,  Müminhan Bey’in istifa etmesi üzerine 10 Nisan 2015 tarihinde olağanüstü genel kurul toplantısı ile yeni başkanını ve yönetimini seçecek. Eskrim antrenörü ve spor kulübü başkanı olarak yeni yönetimden beklentilerimiz neler, bunları  sizlerle paylaşmak istedim. Bu beklentilerimin nedenlerini zaman zaman yazdığım yazılarda bulabilirsiniz.

1- Her kategoride Türkiye içerisinde katılabileceğimiz yılda  en az  4 müsabaka düzenlenmesi.

2- Eskrim müsabaka takviminin ağustos ayı içerisinde netleşmesi ve müsabaka iptali olmaması.

3-Şeffaf ve adil bir yönetim anlayışının sergilenmesi.

4-Kulüplere maddi desteklerin adil bir şekilde yapılması.

5-Eskrim Federasyonu web sitesinin en üst seviyede kullanılması.

6-Eskrim Federasyonuna dış kaynaklardan maddi gelir sağlanması.

7-Eskrim milli takım seçmelerinde sadece Türkiye’deki klasmanın temel alınması.

8-Milli müsabakalara milli sporcunun  gerçek antrenörlerinin de götürülmesi.

9- Eskrimin tanıtılması ve sporcu sayılarının arttırılması için profesyonel çalışmalar yapılması. Dijital pazarlama konusunda aksiyon alınması.

10-Eskrim federasyonunun sporcu ve kulüplerinin yaralanabileceği eskrim spor tesislerinin yaratılması.

11- Antrenör ve hakemlerimizin kendilerini bir üst seviyeye çıkartabilmesi için gerçek hakem ve antrenör eğitimlerinin düzenlenmesi. Bu  eğitimlere katılımın zorunlu olmaması kendini geliştirmek isteyen antrenör ve hakemlerin katılması.

12-Hakem ve antrenörlere maddi desteklerin yapılması.

13-İşte en önemli beklentimiz, şu anda bölünmüş olan eskrim camiasını birleştirmesi ve tek yumruk halinde hedeflerine yürütmesi.

 

Bunlar temelde yeni yönetimden beklentilerimdir. Biliyorumki camianın %90’nı da benzer temennileri paylaşıyordur. Başarması çok zor gözüksede işin sırrı çok çalışmak, hedefleri belirlemek ve bu hedefleri gerçekleştirme konusunda adım atmak. Yeni federasyon başkanımız kim olursa olsun dilerim hepimiz için hayırlı olur ve artık çok sevdiğimiz bu spora hak ettiği değer kazandırılır.

 

Ozan SARI

ADWORDS’DE PERFORMANS ARTTIRMANIN YOLLARI

Gelişmekte olan tüm online girişimler için Google Arama Motorunda üst sıralarda yer almak çok önemli. Organik yollardan trafik almanız her zaman kolay değil en azından planlı ve uzun vadeli bir süreçte bunu başarabilirsiniz. Kısa yoldan Google veya Google İş Ortaklarından trafik almanızın yolu ise ücretli reklamlara başvurmak. Bugün özellikle Google Arama Motoru için geliştirilmiş olan Adwords ürününü inceleyeceğiz.

Adwords nedir nasıl çalışır?

Adwords Google arama motorunda sizin belirlediğiniz kelimelere reklam verdiğiniz bir reklam yönetim platformudur. Örneğin eskrim okulu kelimesinde  Google’da bir arama yapıldığında üst sırada veya sağda reklamınızın çıkmasını isterseniz ,  Adwords panelini kullanarak bu alanlara reklam verebilirsiniz. Aşağıda örnek reklamları görebilirsiniz.

adwords

Peki Adwords nasıl çalışır? Bu sorunun yanıtını daha detaylı anlayabilmek için gelin Google, arama motoru ile nasıl para kazanıyor o konuya biraz yoğunlaşalım. Google Arama Motoru günde milyarlarca gösterim yapan webin kralı diyebileceğimiz bir ürün. Bu üründen para kazanmanın en güzel yolu gösterim başına fiyatlandırma yapabilmektir. Yani reklamınız 10 kez gösterildiyse 10 kuruş 100 kez gösterildiyse 1 lira almak şirket açısından en mantıklı çözümdür. Çünkü  bu fiyatlandırma sizin başarınıza bağlıdır dış faktörlerden kolay kolay etkilenmez ama bu çözüm her zaman reklam verenler için yararlı değildir. Özellikle ciddi bir marka değilseniz gösterim başı reklamlardan kolay kolay verim alamazsınız. Google bu sebepten CPM (1000 reklam gösteri karşılığı ücretlendirme) tipi gösterim yerine biraz kendince özelleştirdiği CPC (reklama tıklanma başına ücretlendirme sistemi) sistemine odaklanmıştır. Peki bu özelleştirme işlemi nasıldır? İster inanın ister inanmayın bu CPM üzerine odaklanmış bir sistemdir.

Bir arama motorunun başarılı olabilmesi için kullanıcılarını mutlu etmesi gereklidir. Bunu anlamı şudur, ister reklam sonucu olsun ister organik arama sonucu olsun kullanıcılar en doğru sonuca en kısa zamanda ulaşmayı amaçlamaktadırlar. Eğer siz kullanıcınıza bunu sağlayabilirseniz ciddi bir büyüme yakalarsanız aksi durumunda yok olmaya mahkumsunuzdur. Bu sebeplerden dolayı Google reklamlarında dahi tutarlı ve doğru sitelere yönlendirme yapmaya çalışır. Google’da reklam yayınlama mantığı ihaleler üzerinedir. Yani siz bir kelimede arandığında o kelimede tıklama başına ödemek istediğiniz rakamı verirsiniz Google da reklamınızı bu rakam ve “başka faktörlere” göre sıralayarak yayınlar. Üstte resimlediğim örnekten gidersek Google’a  http://www.eskrimkursu.net olarak diyorum ki eskrim okulu arandığında reklamımı göster benim reklamım tıklandığında sana 50 kuruş ödeyeyim, başka biri diyor ki http://eskrim.co olarak biz tıklama başına 40 kuruş ödemeye razıyız. Google kazancını düşünerek bu reklamları sıralandırıyor eskrimkursu.net ilk sırada yer alırken eskrim.co ikinci sırada yer alıyor mantık olarak da eskrimkursu.net daha fazla tıklama alıyor. Çok basit bir mantık ama sizce bu kadar kolay mı tabiki hayır “başka faktörler” de reklam sıralamanızda devreye girer, yani ihale için verdiğiniz teklif reklam sıralama fonksiyonundaki değişkenlerden sadece bir tanesidir.

Google reklamlarında sıralamayı etkileyen faktörler nelerdir?

Çok fazla faktör etki etse de biz en çok bilinen 3 faktöre değinelim.

1-      Reklam ihalesi için verdiğiniz teklif miktarı: Üst sıralarda yer almak için en önemli etkenlerden biri tabiki ihalelerde verdiğiniz teklif miktarının yüksek olmasıdır. Her kelimeye ve sektöre göre bu rakam değişmektedir. Özellikle yukarıda yer almak için rakamı yüksek tutmayın aldığınız geri dönüşümü ölçün ve kaynağınıza göre en optimize rakamı buraya yazın.

2-      Kalite puanı (QS): Kalite puanı Adwords reklamınızın sıralamasını belirleyen diğer bir faktördür.  Kalite puanını   reklamınızın ilgili arama ile uygunluğu , reklam tıklaması sonucu gönderdiğiniz sayfa ile uygunluğu ve kalitesi, reklamınızın etkileyiciliği ve tıklanma oranları etkiler.

3-      Reklam Uzantıları: Reklamınızda kullandığınız uzantılar (telefon numaraları, adres eklentileri) Adwords reklamınızın sıralamasını etkilen bir sonraki faktördür.

Daha az maliyete Google Adwordsten daha çok kullanıcı sağlamanın yolu Kalite Puanı ve Reklam Uzantılarını arttırmaktan geçer. Bunun anlamı şudur siz 40 kuruşluk bir teklif ile 60 kuruşluk bir teklifi altınıza alabilir ve çok daha az maliyet ile çok daha üst sıralarda yer alıp rakiplerinizden daha fazla ziyaretçiyi bu Adwords reklamları ile kendi web sayfanıza çekebilirsiniz.

Kalite Puanını Arttırmak İçin Neler Yapmalıyız?

1-      Web sayfanızın kalitesi yüksek olmalı. Örneğin 10 ziyaretçiden bir tanesinde sitenizde teknik problem yaşıyor iseniz kalite puanınız düşecektir. Benze şekilde sitenize olan ulaşım hızı önemlidir. Yani kullanıcı teknik anlamda mutlu etmeniz Google’ı mutlu eder ve bu kalite puanınızı arttırır.

2-       Web sayfanızın içeriği reklam kelimesinin içeriği ile paralel olmalı, reklam kelimesinden çok farklı içeriği olan bir sayfaya gönderirseniz kalite puanınız düşecektir.

3-      Reklam metniniz yine reklam kelimeleri ile ilgili olması kalite puanınızı yükseltecektir. Örnek vermek gerekirse “meyve sepeti indirimi” aramasında kullanacağınız reklam metninde bu kelimelerin kullanılması QS’unuzun artmasını sağlayacaktır.

4-      Reklamınızın tıklanma oranı. Yani (toplam gösterim sayısı)/(tıklanma sayısı) oranının yüksek olması QS’unuzun da yüksek olmasını sağlayacaktır. Burada da Adwords kullanıcılarına tavsiyemiz reklam metinlerinde ince eleyip sık dokumaları, kullanıcıyı aksiyona teşvik eden metinleri kullanmaları (örneğin “Ankara’da Eskrim Kurslarında Süper Yaz İndirimi”) , gerektiğinde A/B testleri kullanmalarıdır.

Kısaca Adwords’ü verimli şekilde kullanmak istiyorsanız kendinizi Google’ın yerine koyun ve kullanıcı memnuniyetini maksimum sağlamayı düşünün. Unutmayın kimse ulaşmak istediği içerikten çok farklı bir yere gitmek ve zaman kaybetmek istemez. İlerleyen günlerde Adwords hakkında daha teknik yazılarla karşınızda olacağım. Soru öneri ve eleştirileriniz için her zaman yorum formumuzun kullanabilirsiniz. Son olarak kaynak olarak kullandığım temel makaleye de göz atmanızı tavsiye ederim.

http://www.searchenginejournal.com/need-know-quality-score-former-googler/108559/